Çok Erken Yaşlarda Çocuklara Yabancı Dil Eğitimi

Günümüzde bir veya birkaç yabancı dil bilmek hayatın çeşitli alanlarında neredeyse olmazsa olmaz kuralı haline gelmiş durumda. Dünyanın her tarafında milyonlarca insan bir yabancı dil öğrenmek uğruna çok büyük oranda maddi güç, enerji ve vakit harcamakta. Yabancı dil öğrenmek uğruna gösterilen bu büyük çabaya rağmen, büyük oranda, alınan netice tatmin edici olmaktan uzak olup, harcanan çaba, enerji ve zamanın boşa gittiği müşahade edilmektedir. Bunun pek tabiki, en başta kullanılan öğretim metodunun hatalı veya eksik olması gibi birçok sebebi vardır. Fakat biz bu yazımızda bu sebeplerden bahsetmek yerine çok fazla güç ve zaman harcamadan kolay bir şekilde çok erken yaşlarda dil öğretme metodunu inceleyeceğiz. Başka bir deyişle, erken çocukluk devresinden başlamak üzere, tam ifadesiyle, doğumdan itibaren yabancı dil öğretimi üzerinde duracağız.

Eğer bir çocuk gerçekten iki veya daha fazla dili aynı anda öğrenebiliyorsa bu durumu çok dillilik veya ”Polilinguizm” olarak adlandırmak mümkündür. Çocuğun birkaç dili aynı anda kullanabildiği örneklere genellikle yabancı bir ülkede yaşayan ailelerin çocuklarında rastlanılmakta. Bu tür ailelerde çocuk evde ana dilinde konuşmakta ev dışında ise bulunduğu ülkenin resmi dilinde ya da dillerinde konuşmakta. Bu tür durumlarda ebeveynler açısından, çocuklarının bulunulan ülkenin yabancı dilini öğrenmesi yolunda çok fazla çaba harcamaları gerekmemektedir. Çocuk çevreden, okulundan ve mecburiyetlerden dolayı konuşulan dili öğrenmektedir. Fakat bir yabancı ülkede yaşama imkanına sahip olan aile sayısı oldukça sınırlıdır. Buna rağmen, hedef dilin konuşulduğu ülkede yaşama şartı olmaksızın çocuğa birkaç yabancı dili öğretebilme şansı vardır.

Yazinin devamini oku…

İngilizce öğreten türkçe siteler

http://www.ingilizceders.net/?page_id=3http://www.ingilizcenet.com/index.htm

http://www.ingilizcesitesi.com/

http://www.ingilizce.tk/

http://www.herkeseingilizce.com/

Yazinin devamini oku…

Dil öğreniminde unutmamanız gereken dört önemli prensip

Şu tür ricalara sıklıkla rastlarız “X dilini öğrenmek istiyorum. Biri bana iyi bir ders kitabı tavsiye edebilir mi?” yada “civarda X dilinin öğretildiği kurslar var mı?”

1.1.1 İnsanlarla bir araya gelme
Dil akademik bir konu değildir. Dil insanlar arasında, yaşayarak gerçekleşen birşeydir. Bireyler dünyayı bireysel olarak tecrübe eder ki buna algı diyoruz. Toplumlar dünyayı beraber tecrübe eder; bu dildir. Böylece akıllıca prensiplerden ilkini insanlarla biraraya gelme olarak belirleyebiliriz. Ve bunu gerçekleştirmenin altın kuralı:
Tecrübeler etrafında, dili kullanarak insanlarla bir araya gelin.

Mesela bir dili öğrenmeye yeni başladınız ve birisi size odadaki nesneleri işaret ediyor ve isimlerini söylüyor, bu kişiyle dili kullanarak tecrübe paylaşıyorsunuz. Yada bu dilde daha ileri bir seviyedesiniz ve birine babanızın mağazasının fotoğrafını gösteriyorsunuz. Arkadaşınıza tarif etmeye çalışıyorsunuz. Sizi tam olarak anlayamıyor ve daha iyi ifade edebilmeniz için size yardım ediyor. Bu kez siz onun ne dediği anlamakta zorlanıyorsunuz. Bu şekilde olay sürüyor. Buna bazen anlamın müzakeresi de denir. Fotoğraf etrafında anlamı müzakere ederek dili kullanarak insanlarla tecrübe paylaşmış oluyorsunuz. Veya çok daha ileri bir seviyede olduğunuzu varsayalım, birisi size katıldığınız yeni çevrenin geçmişine dair sizin bilmediğiniz bazı şeyler anlatıyor. Bu toplumun tecrübesidir. Toplumlar yalnız dil yoluyla olmak kaydıyla dolaylı olarak birçok tecrübe paylaşırlar. Şu anda siz de toplumun tecrübe ve bilgilerini sinizle paylaşacak insanlarla bir araya geliyorsunuz. İnsanlarla dil vasıtasıyla tecrübeleri paylaşmak üzere bir araya geldiğiniz müddetçe ilerleme kaydeceksiniz.

Yazinin devamini oku…

Neden ingilizce konuşamıyoruz?

“Neden İngilizce konuşurken zorlanıyorum? Sıkılıyorum? İçerde neler oluyor? Yıllarca İngilizce dersleri, kurslar, özel öğretmenlerden sonra hala iş İngilizce konuşmaya geldi mi konuşamıyorum.” diye utanan, sıkılan, kendini yetersiz hisseden hatta suçlayan insan sayısı hiç de küçümsenemez. Bunun farklı nedenleri var kuşkusuz. Oldukça yaygın olduğuna inandığım bir neden, ana dilde düşünmek ve bunu öğrenilen dile çevirerek konuşma stratejisi. Yani, Türkçe düşünmek; ancak İngilizce konuşmaya çabalamak.

Bu bir alışkanlık mı? Neden böyle bir strateji izlenir? Bu kişiler yaptıklarının farkındalar mı? Bir kişinin Türkçe düşünüp ”İngilizce konuştuğunu nasıl anlarız? Bu kişilerin İngilizce düşünebilmek için ne yapmaları gerekir?

Ana dilde düşünme ve bunu, konuşulmak istenen yabancı dile çevirme stratejisini kullanan kişiler konuşmalarına başladıklarında uzun, karışık, anlamsız söz dizinleri kullanırlar. Oldukça yavaş, düşüne düşüne konuşurlar. Çoğunlukla sözcük ve cümle aralarında “aa..ıııııh…” gibi boşluk doldurucular kullanırlar, Çünkü bir yandan konuşurken diğer yandan ne diyeceğini düşünür ve orada kullanacağı sözcük veya kalıbın İngilizce nasıl söyleneceğini bulmaya çalışırlar. Sürekli “İngilizce olarak bu nasıl söylenir? Şu sözcük ne demektir?” diye düşünmektedirler.

Yazinin devamini oku…

Kariyerinize hızlı başlamak için İngilizce şart

İyi bir kariyer için ingilizce şart.

Herhangi bir yerde değilde, başarılı şirketlerde ve uluslararası düzeylerde iş yapmak istiyorsanız ingilizcenizi mutlaka geliştirmelisiniz. Üniversite öğrencisiyseniz, yaz dönemlerinizi ingilizce öğrenerek ve mümkünse yurt dışına giderek geliştirmeye çalışın.

Mezun olduktan sonra ingilizceniz iyi düzeyde değilse, bir iki sene çalıştıktan sonra yurt dışında yabancı dilinizi geliştirmek güel bir fırsat. Günümüzde ‘ingilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum’ demek otomatik olarak elenmenize sebep oluyor artık.

Genelde ingilizcesi orta düzeyde olanlar yurt dışında ‘iş ingilizcesi’ dersleri alırlar. Bana kalırsa Türkiye’de bir çok kişi yazışma tekniklerinden bi haber. İş dünyasında nasıl yazı yazılması gerektiğini bilmiyor. Örneğin çoğu dostuyla sohbet eder gibi yazıyor. Sıcak geçen bir toplantı arkası yollananan emailler karşıdaki kişinin iş yaptığınız kişi değilde artık çok samimi olduğunuz ahbabınızmış tarzı kaleme alınabiliyor. Uluslararası yazışmalarda ise karşınızdaki kişinin size gülmesine ‘aman tanrım ben kimlerle iş yapıyorum’ demesine ve işi bağlayamamaya kadar uzanabiliyor.

Yazinin devamini oku…

İyi bir kariyer için ingilizce şart

Herhangi bir yerde değilde, başarılı şirketlerde ve uluslararası düzeylerde iş yapmak istiyorsanız ingilizcenizi mutlaka geliştirmelisiniz. Üniversite öğrencisiyseniz, yaz dönemlerinizi ingilizce öğrenerek ve mümkünse yurt dışına giderek geliştirmeye çalışın.

Mezun olduktan sonra ingilizceniz iyi düzeyde değilse, bir iki sene çalıştıktan sonra yurt dışında yabancı dilinizi geliştirmek güel bir fırsat. Günümüzde ‘ingilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum’ demek otomatik olarak elenmenize sebep oluyor artık.

Genelde ingilizcesi orta düzeyde olanlar yurt dışında ‘iş ingilizcesi’ dersleri alırlar. Bana kalırsa Türkiye’de bir çok kişi yazışma tekniklerinden bi haber. İş dünyasında nasıl yazı yazılması gerektiğini bilmiyor. Örneğin çoğu dostuyla sohbet eder gibi yazıyor. Sıcak geçen bir toplantı arkası yollananan emailler karşıdaki kişinin iş yaptığınız kişi değilde artık çok samimi olduğunuz ahbabınızmış tarzı kaleme alınabiliyor. Uluslararası yazışmalarda ise karşınızdaki kişinin size gülmesine ‘aman tanrım ben kimlerle iş yapıyorum’ demesine ve işi bağlayamamaya kadar uzanabiliyor.

Dolayısıyla iş ingilizcesi derslerinizin yanısıra ‘yazı teknikleri’ ve ‘iletişim’ tarzı ek dersler almanızı tavsiye ederim. İş dünyasında yazılı iletişimi kuvvetli olan kişilerin sayısının oldukça az olduğunu söylemeliyim. Özellikle ileride yönetim kademelerinde yer almayı istiyorsanız, sizi bir üst koltuğa çıkartabilecek önemli bir faktör olduğunu göreceksiniz.

Yazinin devamini oku…

İngilizce öğrenmeye TÜRÇE’ den başlayın

İngilizce öğrenen insanların yaşadığı en büyük sorunlardan birisi de hiç farkedilmese de Türkçe dilbilgisi eksikliğidir. Ana dilini iyi tanımayan, kelime, cümle yapılarını bilmeyen bir kişinin yabancı bir dili öğrenebilmesi kıyas yapamıyacağı için zordur. Sitemizde ders anlatımlarında nesne, fiil, eylem, zamir gibi dilbilgisine ait terimler geçeceği için bu bölümü hazırlamaya karar verdik. Lütfen Türkçe dilbilgisinin yapı taşları olan bu terimleri öğrenmeden yabancı dil öğrenmeye çalışmayın.

► Nesne

Doğada var olduğunu bildiğimiz,göremesekte varlığını algıladığımız her türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir.

kuş, sandalye, hava, kalem, masa, dolap vs.

Yazinin devamini oku…