Cep telefonuyla fazla konuşunca

Cep telefonuyla fazla konuşmanın insanda ne gibi sorunlar yarattığı belli oldu.

Cep telefonuyla fazla konuşmanın dirsek ya da ön kolda sinir sıkışmasına neden olabileceği bildirildi.

Amerikalı doktorların “Cleveland Clinic Journal of Medicine” dergisinde yayımlanan makalesinde, cep telefonunun fazla kullanımının parmaklarda karıncalanmaların yanı sıra elde kas kaybına, dirsekte doku bozulmalarına yol açabileceği belirtildi.

Makaleye imza atanlardan Dr. Peter Evans, cep telefonuyla uzun konuşulduğunda sorunun parmaklarda karıncalanma, 4 ve 5. parmaklarda ve elin dış kısmında, bileğe doğru uyuşmalarla başladığını vurguladı.

Evans, tedbir alınmazsa sonunda kullanıcının elinin kas gücünü kaybedip örneğin şişe kapağını açmakta bile zorlanabileceği uyarısında bulundu.

Yazinin devamini oku…

Sıcak havalarda su zehirlenmesine dikkat!

Aşırı sıcakta içilen suyun, vücuttaki sodyumun yoğunluğunu düşürdüğü bu nedenle su zehirlenmesinin meydana geldiği bildirildi.

Memorial Hastanesi’nden Prof. Dr. Yavuz Baykal, aşırı sıcaklara karşı vücudun en önemli savunmasının terlemeyle sıvı kaybı olduğunu, terleme devam ettiği sürece, yeterince su ve tuz almak şartıyla çok yüksek ısılara dayanılabildiğini belirtti.

Nem oranı yükseldiğinde, terleme ile olan sıvı kaybının azalmaya başladığını ve böylece sıcak çarpması ihtimalinin arttığını ifade eden Baykal, insan vücudunun sıcaklara 1-2 hafta içinde uyum sağladığını, bu durumda, hem terlemenin daha kolaylaştığını, hem de terle atılan sodyum miktarının azaldığını kaydetti.

Yazinin devamini oku…

Türkler “yuvarlak kafalı”

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Taşkınalp, ”Türkiye’de kadın ve erkekler üzerinde yaptığımız antropometri (insan ve ölçü) çalışmalarında, Türk insanının kafa şeklinin yüksek oranda ‘yuvarlak kafa’ (brakisefal) olduğunu belirledik” dedi.

Prof. Dr. Taşkınalp, insan bilimi anlamına gelen antropoloji çalışmalarında özellikle insan iskeletlerinden faydalanıldığını söyledi.

İnsan üzerinde yapılan antropolojik çalışmalarda en sık kullanılan yöntemin antropometri olduğunu anlatan Prof. Dr. Taşkınalp, şöyle konuştu:

”Bu çalışma yönteminde kafa kemikleri kullanılır. Canlı insan üzerinde yapılan kafa ve yüz ölçümlerine sefalometri, iskelet üzerinde yapılan ölçümlere ise kraniometri adı verilir. Canlı insan üzerinde yapılan sefalometrik ölçümlerde en sık kullanılan ölçüm Sefalik İndex’tir. Kafa genişliğinin kafa uzunluğuna olan oranının yüzde olarak ifadesi olan sefalik index, kafanın şekli hakkında bilgi verir. Değişik ırklar için tam bir ayırıcı tanı olmamasına ve tüm ırklar için karışık olmasına rağmen, yine de bir ayıraç olarak kullanılmaktadır. Sefalik İndex’te sonuçlar üç gruba ayrılır. İndex 75′ten küçük ise uzun kafa (Dolikoseal), 75-80 arasında ise orta kafa (Mesosefal) ve 80′den büyük ise yuvarlak kafadır (Brakisefal).”

Yazinin devamini oku…

Adını siz koyun! Egzersizin faydaları

Fiziksel egzersiz kalp krizinden, hipertansiyona, diyabetten kemik erimesine ve kanserin 12 türüne bir dizi hastalığa yakalanma riskini azaltabilir mi? Evet azaltır!

Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen gazetelerinden New York Times’ın sağlık sayfasına baktığımızda” Adını Siz Koyun! Egzersizin Faydaları ” başlıklı bir yazı göze çarpıyor.

Yazıda, fiziksel egzersizin faydalarına vurgu yapılarak kalp krizinden,hipertansiyona, diyabetten kemik erimesine ve kanserin 12 türüne bir dizi hastalığa yakalanma riskini azaltabileceği belirtiliyor.

Yazı şöyle devam ediyor : “Peki eğer bu hastalıklardan birine zaten yakalanmışsanız.. Parkinson hastası iseniz ya da romatoid artrit rahatsızlığınız varsa.. Yani rahatsızlığınız veya hastalığınız dolayısıyla kendinizi hep yorgun hissediyorsanız, ağrılarınız varsa ya da nefes olmakta güçlük çekiyorsanız Bu durumda egzersiz işe yarar mı? Yanıt kesinlikle evet…

Yapılan son bilimsel araştırmalara göre, kronik sağlık sorunları olanlar, güvenli bir biçimde egzersiz yaptıklarında sağlık durumlarında düzelmenin yanısıra hayat kalitelerinde artış görülüyor.

Yazinin devamini oku…

Uzun yaşamanın sırları

Kim uzun yaşamak ve torunlarının torununu görmek istemez ki? Kulağa hoş geliyor değil mi?

Önemli olan uzun ömrü sağlıklı ve mutlu geçirebilmek. Foxnews’te yer alan haberde, birkaç küçük maddeye dikkat ederek siz de 100 yaşına kadar yaşayabilirsiniz:

1. Araştırmalar, yeterince uyku uyumayan insanlarda obezite, yüksek kan basıncı ve kalp hastalığı riskinin yüksek olduğunu gösterdi. Bu hastalıklar aynı zamanda insanın ömrünü de kısaltıyor. Yeterli uyku, vücudun hücresel hasarları tamir etmesini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Peki ne kadar uykuya ihtiyacınız var? Çalışmalar, 8 saatten fazla ve 6 saatten az uykunun zararlı olduğunu gösteriyor. Birçok bilimadamı, sağlıklı kalmak için her gece 7-8 saat uyku öneriyor.

2. Arkadaşlarınızla vakit geçirme: 2005 yılında Avustralyalı araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada, yaşları 70 ve üzerinde bin 500 kişi 10 yıldan daha uzun süre incelendi. Bu insanların içinde güçlü sosyal bağlantıları olanların hayatta kalma sürelerinin daha uzun olduğu görüldü. Çalışmada, bu ilişkinin yakın arkadaşlar sayesinde olduğu, çocuklarınızla ya da akrabalarınızla yakın ilişkide olmanızın ömrünüzün uzamasına bir katkısı olmadığı açıklandı.

Yazinin devamini oku…

Bir haftada Einstein olun

Beyninizi güçlendirmek elinizde hem de çok basit yöntemlerle.

İşte hafta gibi kısa bir sürede, zekayı yüzde 40 oranında artırmanın yolları;

Hangimiz bir gün yataktan kalkıp da daha akıllı olduğumuzu görmek istemeyiz ki? Bu dilek her ne kadar ütopik olarak görülse de bir bilim adamının yöntemi, 1 hafta gibi kısa bir sürede, zekayı yüzde 40 oranında artırmanın mümkün olduğunu ortaya koydu.

Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesi’nin Biyomedikal Bölümü’nden Prof. Mark Lythgoes’in 1 hafta süren programı BBC’de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ’larında, yüzde 40 oranına varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

İşte bir haftalık program

Yazinin devamini oku…

ABD’de sigaraya karşı dev adım

ABD yönetimine ilk defa sigara ve diğer tütün ürünleri üzerinde büyük yetki tanıyan tarihi önemdeki yasa tasarısı Kongre’de kabul edildi. Böylece yıllardır ürettiklerinin içeriğini açıklamamak için ticari sır kalkanının arkasına saklanan sigara şirketlerinin elindeki son koz da ortadan kalkmış oldu.

ABD’de sigara şirketleri ile sigara karşıtları arasında yaklaşık 10 yıldan beri süren mücadele cuma günü kongreden kabul edilen yasa tasarısı ile önemli bir noktaya geldi. Kabul edilen tasarı ile birlikte sigara şirketlerin kontrolü, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin (FDA) kontrolüne geçecek.

Yasanın kabul edilmesinin ardından ABD Başkanı Barack Obama, tasarının kanunlaşması için gerekli olan onayı bekletmeden vereceği açıkladı.

Senato’nun onayından bir gün sonra Temsilciler Meclisi’nde de 307′ye karşı 97 oyla kabul edilen tasarı ile Senato’da yaklaşık 10 yıldır mücadele eden sigara karşıtları da hedeflerine ulaşmış oldu. Kanun ile birlikte sigara ve tütün ürünleri artık FDA’nın kontrolüne geçecek.

FDA, bu sayede tütün ürünlerinin üretiminde ve pazarlamasında limitler getirebilecek, fakat yine de sigara içilmesini ya da içeriğinde bulunan nikotin kullanımını yasaklayamayacak.

Yazinin devamini oku…