Dünya’daki En Büyük Elmasın Adı Nedir?

Dünyanın en büyük elması olarak bilinen 191 karatlık Işık Dağı ya da Kuh-i Nur adıyla tanınan elmas Hindistan’da bulunmuştur ve bugün, İngiltere Krallık Hazinesi’ndedir. Adı Farsçada Işık Denizi anlamında olan, uçuk pembe renkli, yassı bir taş olan Derya-i Nur elması ise, yaklaşık 185 kırat ağırlığındadır ve bugün İran Milli Bankası’nda saklanmaktadır. Bunlara ilaveten, 1853 yılında Brezilya’da bulunan ve Güney Yıldızı adıyla tanınan 128 karatlık elmasla, Büyük Moğol Elması ve bizdeki 86 karatlık Kaşıkçı Elması, dünyadaki en büyük ve en değerli 22 elmasın arasında bulunmaktadır.

Overclock Nedir? Ne işe Yarar? Nasıl yapılır?

Overclock Türkçede tam karşılığını birebir bulamasada en uygun “hız aşımı-hız aşırtma”gibi terimlerle ifade edilmektedir.Biz kısaca overclock’a bir işlemciyi normal çalışma frekansının daha üstünde bir frekansda çalışmaya zorlamak diyebiliriz.

Bu ne demektir? Diyelimki elimizde P4 3000 mhz bir işlemcimiz var biz bunu 3200 mhz de çalışmaya zorlar ve başarılı olursak overclock yapmış oluruz.
Peki bunu nasıl yaparız?. Her işlemcinin bir iç frekansı vardır.Front side bus denilen (kısaca fsb) Türkçe olarak önyüz veri yolu diyebileceğimiz mhz cinsinden bir çalışma frekansı var ve bunun yanında her işlemcinin bir çarpan kat sayısı vardır (x9 , x10, x15 gibi) ve bu çarpan ile fsb hızını çarptığımızda işlemcinin asıl mhz ini bulmuş oluyoruz.Örnek olarak P4 3.0 ghz için bu değer fsb 200×15 olduğundan 3000 mhz dir.

Şimdi önümüzde toplam mhz i arttırmak için 2 yol bulunduğunu öğrendik.

Yazinin devamini oku…

Kısa yoldan “kısayol”

Image Hosted by ImageShack.us

Windows’ta kendi kısayollarınızı oluşturun.

Keyboard Tweaker: Sık kullandığınız uygulamalara kısa yoldan ulaşmak için tek ihtiyacınız bu program.

Pek çoğumuz bilgisayarınızda onlarca farklı uygulama kullanırız. Genellikle ihtiyaç duyduğumuz uygulamayı çalıştırmak için yaptığımız şey masaüstündeki simgesine tıklamak olur. Peki ya sık kullandığınız programları kısa yollarla, çok daha hızlı çalıştırmak ister miydiniz? Üstelik sadece programları çalıştırmak değil, istediğiniz web sitelerini kısa yollarla açmak ve hatta istediğiniz kişilere bir kısa yol ile e-posta göndermek de mümkün.

Bunun için tek ihtiyacınız olan Keyboard Tweaker adlı program. Program Windows’ta istediğiniz hemen hemen tüm komutları, tercih ettiğiniz kısa yollarla başlatmanızı veya çalıştırmanızı sağlıyor. Sadece 732kb’lık bir dosya indirerek siz de bu programı kullanmaya başlayabilirsiniz.

Vista’da kurulumda indirdiğiniz dosyanın üzerine sağ tuşla tıklayarak “Yönetici olarak çalıştır” demeniz gerekiyor.

Yazinin devamini oku…

Arılar dumandan neden kaçarlar?

Arıcıların kullandığı duman bal arılarını nasıl bir arada tutuyor? BBC Focus dergisinde yer alan haber, bunu detaylı bir şekilde açıklıyor.

Bal arıları alarm durumuna geçtiklerinde keskin kokulu feromon (İnsan ve hayvanlarda davranışları düzenleyen ektohormon tipi) yayıyorlar. Bal arılarında alarm feromonunun esas bileşeni iso-pentyl acetate’dir. Bu madde kraliçe arıda bulunmuyor. İso-pentyl acetate, 2-heptanone adlı bir başka kimyasal madde tarafından da destekleniyor. Bu madde işçi arıların mandibular bezlerinde bulunuyor. Bu bileşenler diğer arılarda alarm yanıtını harekete geçiriyor, böylece tüm arılar alarm duruma geçiyor ve davetsiz misafir olarak görünen her şeye karşı saldırmaya hazırdırlar.

Duman arıların koku duyusuyla çatışıyor, bundan dolayı arılar feromonların düşük konsantrasyonlarını uzun süre saptayamıyorlar. Bu nedenle de saldırmıyorlar ve kaçışmıyorlar.

Güçlü çiçek kokusu benzer bir etki yapıyor, ancak profesyonel arıcılar, genellikle dumanı tercih ediyor, çünkü dumanla ilgili deneyimleri daha fazla ve aynı zamanda duman daha ucuz. Dumanın etkisi bir süre sonra tersine çevriliyor. Arıların anteninin yanıt vermesi 10-20 dakika içinde derece derece azalıyor.

Yeni doğan bebeklerle devamlı konuşun


Bebeğin annenin konuşmalarını dinlediğini, cevap vermesini bile anlamaya çalıştığını aktaran uzmanlar, bunun bebeğin kendisini güvende hissetmesi ve gelişimi açısından çok önemli olduğunu ifade ediyor.

Bursa Zübeydehanım Doğumevi’nden Psikolog Deniz Özcan, anne ile bebek arasındaki ilişkinin çok erken başladığını, bebeğin 16. haftadan itibaren duyduğu seslere hareket ve kalp atışlarındaki değişiklik ile tepki verdiğini söyledi. Bebeğe en güçlü ulaşan sesin anne sesi olduğunu aktaran Özcan, anne karnındaki bebeğin 26. haftadan itibaren annenin sesinin ritmini, iniş çıkışlarını ayırt edebildiğini kaydetti.

Annenin sakin bir sesle yavaşça ve basit cümleler kurduğunda bebeğin sakinleştiğini, hamileliğin son 3 ayında ise müzik ya da gürültü duyduğunda tekme atıp duyduğu sese göre tepki verdiğini belirten Özcan, doğum sonrası iletişim konusunda ise şu bilgiler verdi:

“Doğum sonrası iletişim: Doğumundan sonraki ilk haftalar ve aylarda bebekler iletişim kurmayla ilgili yeni şeyler keşfederler. Doğum sonrasında da anne sesi ve annenin kalp atışına benzeyen sesler bebeği çok rahatlatır. Bebekler zamanla göz teması kurmaya, anne sesini dinlemeye, anneyi gözlemlemeye ve annenin yüz ifadesindeki değişiklikleri fark edebilmeye başlarlar; böylece anne-bebek iletişimi yeni bir boyut kazanır. Annenin mimikleri, canlılığı, değişken ses tonu bebeğin ilgisini çekmeye başlar ve bebek gülümseyerek, ayaklarını ve kollarını oynatarak tepki gösterir. Doğumdan sonraki ilk sekiz ayda bebekler çevrelerindeki kişileri incelemeye ve onlarla sosyal iletişim kurabilmeye başlarlar. Bu sosyal ve duyusal gelişimler bebeğin iletişim kurma becerisinin ilk adımlarıdır.”

Yazinin devamini oku…

Deprem

Deprem, yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayıdır..

Deprem, zelzele ya da yer sarsıntısı şeklinde de ifade edilebilir. Magma üzerinde devamlı olarak hareket halinde yüzen yer kabuğu parçalarının bir birlerine sürtünmeleri sonucu meydana gelen enerjinin birikerek birden boşalması sonucu meydana gelen şok dalgalarının yer yüzünde ortaya çıkardığı sarsıntılara verilen doğa deprem denir.

Çoğu büyük ölçekli depremin kökeni ve yayılması, levha tektoniği kuramıyla açıklanır. Bu kurama göre, Yer’in yüzey bölümleri çok sayıda geniş ve sert levhadan oluşmakta ve birbirlerine göre hareket halinde olan bu levhalar, sınır bölümlerinde etkileşim içine girmektedirler. En şiddetli depremler levhaların örtüşme bölgelerinde, levhalardan birinin, ötekisinin altına dalmasıyla oluşur. Bunların çoğu, merkezi 300 km’den daha aşağıda olan derin odaklı depremlerdir ve ada yayları ve derin deniz çukurlarıyla yakından bağıntılıdır. Levhaların, ayrıldığı ya da birbirlerine sürtünerek geçtiği bölümlerinde de, yüzeyden algılanabilen sismik dalgalar oluşur. Bununla birlikte, bu alanlardan kaynaklanan depremler çoğunlukla daha düşük şiddetli ve görece sığdır. Birbiriyle etkileşime giren levhaların sınır bölgelerinde, tektonik süreçler sonucunda biriken esnek gerilimlerin kayaçlann dayanımını aşması durumunda kayaçlar birden çatlamaya başlar ve bu da sismik dalgaların oluşmasına yol açar .Herhangi bir köken bölgedeki kayaç|kayaçların basınç düşmesi, sıcaklık yükselmesi, H2O ilavesi gibi etkenler altında bir kısmının ergimesi sonucu oluşan durumundaki eriyiklerdir.

Yazinin devamini oku…

Akla zarar sorular ve yanıtları

Aylık popüler bilim dergisi Focus’un yayınladığı en merak edilen konular ve yanıtları..

merak edilen sorular

1-Açık havada yıldırımdan korunmak için en güvenli yer neresidir?

Açık alanda uzun ve sivri isimler genellikle yıldırımın hedefi olurlar ancak bu kesin değildir. Bazı zamanlarda uzun bir ağacın çevresindeki düz alanlara da yıldırım düşebilir. Bir otomobil ya da kapalı metal bir yapı yıldırım düşmesine karşı en güvenli yerdir. Farklı araziler (su ve kaya, kaya ve toprak, ağaç ve yer) arasındaki sınırlardan uzak durun. Ayrıca, yıldırımın bir nesneden diğerine atlama özelliğinden dolayı, metal nesnelerden ve diğer insanlardan da en az beş metre uzak durun.

Yazinin devamini oku…